top of page

ARIZA 
 

_DSC2919_small.jpg
_DSC2920_small.jpg
_DSC2798_small_1.jpg
Anlatı Gücü İttifakı_ Sergi Yayını, Tasarım_ Can Küçük, Fotoğraf_ Zeynep Fırat adlı dosyan

Fotoğraflar: Zeynep Fırat

Arıza, 2025


Nejbir Erkol, Türkiye’nin en yaygın görsel unsurlarından biri olan ve kamunun kullanımına açık nesnelerin ve alanların üzerine asılan “ARIZALIDIR” yazılı A4 kâğıdını alıp, onu mekâna yayılan bir yerleştirmeye dönüştürür. Bir çizgi hâlinde kesintisiz biçimde tekrar eden bu metin, tek seferlik bir arıza uyarısı olmaktan çıkar; ritmik ve ısrarlı bir jest hâline gelir—dikkate alınması talep edilen bir “arıza” ritüeline dönüşür. Sanatçı, üretim sürecinde bu “ARIZA” yazılı kâğıtları fotoğraflarken, arızayı belirtmenin başlı başına bir performans olduğunu fark eder: Tamir etmeden yaşamak, aynı zamanda bir tür pratik uzlaşmadır.

 Türkçedeki arıza ile rıza sözcükleri arasındaki fonetik yakınlık ve anlamsal zıtlık, tam da toplumsal düzende kırık olana rıza göstermeye (ya da razı olmaya) dair baskıyı düşündürür. Erkol’un, “ARIZA”yı durmaksızın tekrarlayarak üstü kapatılmaya dirençli bir hâle getirmesi, çözümlenmemiş arızaların döngüsünü görselleştirir ve sessizce kabullenmeye karşı bir estetik protesto oluşturur. Peki, arıza zorunlu rıza talep edilen kamusal mekânlar veya toplumsal normları nasıl kesintiye uğratır? Sara Ahmed’in irade gösterme (willfulness) kavramı, arızayı, hetero-patriyarkal düzenin “aksaklık olmaksızın işleme” talebine boyun eğmeyi reddetme şeklinde yorumlayabilir. Arıza, normatif akışları sekteye uğratan “inatçı” özneyi somutlaştırır, rıza vermeye zorlanan yapılara meydan okur.[5]

Erkol’un fiziksel döngüsü, bizi hataya/bozukluğa yakından bakmaya davet eder ve “yanlış” olma hâlini sahiplenen öznelere, yani tamir edilmemiş hâlde kalmayı seçenlerin dayanışmasına dikkat çeker. “Arıza” kolektif bir toplanma alanı olarak okunabilir; başarısızlık, çökme ve ifa edememe hâllerinin, yeni öznelik biçimlerine kapı araladığı bir potansiyel vardır. Arıza hâlinin ara alanı, sistemin taleplerine uymayan—ya da uymayı istemeyen—kişiler için bir tür yurt olur ve işlevselliğin dayatıldığı yapılara karşı, kendi kendini tanımlama ve bir alternatif varoluş biçimi yaratma eylemi hâline dönüşür. 

Metin:

  • Vimeo Black Round
bottom of page